İstanbul’un Batılı Yüzü: Pera

İstanbul eşsiz sosyal ve kültürel zenginlikler barındıran bir şehirdir. Büyüleyici ve tarihi olmasının yanı sıra dinamik ve moderndir. On altı yüzyıl boyunca kesintisiz olarak iki güçlü imparatorluğun, Doğu Roma ya da diğer adıyla Bizans’ın ve Osmanlı’nın başkenti olmuştur ve bu iki imparatorluğun kültürel mirasını barındırmıştır. Bizler de bu tarihi zenginliğin batılı yüzü Pera’yı rehberimiz eşliğinde keşfe çıktık.

23 Şubat Cumartesi günü karlı ve soğuk bir gündü. Okulumuzda toplandık ve Taksim’e doğru yola çıktık. Tur otobüsünden Taksim Meydanı’nda indik ve gezimizin ilk durağına varmış olduk. Taksim Cumhuriyet Anıtı ile ilgili bilgileri rehberimizden edindikten sonra Taksim’in isminin neden “Taksim” olduğunu Taksim Su Maksemi’ne gittikten sonra öğrendik. Bir sonraki durağımız Aya Triada Rum Ortodoks Kilise’si oldu. Kilisenin yapısını ve mimarisini inceledikten sonra mumlarımızı yakıp bir sonraki durağımız olan Zapyon Rum Lisesi ve Esayan Ermeni Okulu’na doğru devam ettik. Daha sonrasında eskiden Cadde-i Kebir (Grande Rue de Péra) olarak anılan İstiklal Caddesi’nde keşfimize devam ettik. Sırasıyla eskiden “Cité de Péra” olarak anılan ve hala bu ismi kapısında görebildiğimiz Tarihi Çiçek Pasajı, Hazzopulo Pasajı ve Avrupa Pasajı’nı inceleyip tarihlerini öğrendikten sonra İstanbul’un belki de Fransız etkisini en çok görebileceğimiz Galatasaray Lisesi’ne doğru yola çıktık. Burada Galatasaray Müzesi’ni ziyaret ettik ve bu köklü okula dair birçok bilgi edindik.

Gezi boyunca Üç Horan Ermeni Kilisesi, Pera Palas, Eski Londra Oteli, Saint Antoine gibi bölgenin önemli kültürel miraslarını da gezip döneme dair detaylar hakkında bilgi edindikten sonra gezimizi sonlandırıp okulumuza geri döndük.

Soğuğa ve beklenmedik kara rağmen çok keyif aldığımız bir gün geçirdik. Daha önce birçoğumuzun ismini duyduğu fakat gidip görmediği yerleri rehberimiz eşliğinde gezmek hepimiz için eğitici ve yeni bir deneyim oldu.