Sokak Müzisyenleri

İstanbul her yönüyle yaşayan bir şehir. Ve bu yaşantının içinde birbirinden farklı birçok kültür bulunuyor.
Bizlerde İstanbul sokakların da bu kültürün önemli bir parçası olan sokak müziklerinin izini sürdük. İstanbul’un sokak müziğini aradık.
Önce kendimize bir rota çizdik. Gezi günümüzün soğuk ve yağmurlu olması rotamızın biraz kısalmasına neden oldu.

Önce Kadıköy’de toplandık. Kadıköy – Karaköy vapuruna binip şehrin karşı yakasına geçtik. Düşüncemiz vapurda da müzisyenlere rastlamaktım ama ne yazık ki rastlayamadık.
Vapurdan inip kısa bir yürüyüşle tarihi Tünel’e varmıştık. Dünyanın yapılan 2. Metrosu olarak kabul edilen Tünel’le Yüksek Kaldırım’a çıktık. Fırsatı değerlendirip. İstanbul müzik enstrümanları satış merkezi olan Yüksek Kaldırım’da müzik mağazalarına baktık.
Hava soğuk ve yağmurluydu. İstiklal caddesine doğru yürümeye başladık. Galatasaray’a geldiğimizde hala hiç sokak müzisyeni görememiştik.
Taksim’e doğru yürümeye devam ettik. Artık iyice üşümüştük. Sıcak bir şeyler içmemiz gerekiyordu. Ve kısa bir mola, yaşasın sıcak çikolata.
Planımız taksim meydanında metro altgeçidine gitmekti. Geri dönüş yolunu da hesaba katarak bundan vazgeçtik.
Gerisin geriye yürümeye Tünel’e doğru gitmeye karar verdik.
Birden bir müzik sesi duyduk. Bilmediğimiz dilde bir şarkı. Evet oradaydılar. İstiklal Caddesinin değişen profilinden dolayı Arapça şarkı söyleyen biri vardı. Keyifle dinledik.
Yüz metre sonra başka bir gurup, biraz ilerde bir akordeoncu.
Şansımız dönmüştü. Tünel’e gelene kadar birçok müzisyenle karşılaştık.
Ve dönüş yolunda Karaköy’de de müzisyenlerle karşılaştık. Dönüş vapurumuzu kaçırmıştık ama olsun, birçok müzisyeni dinleyebilmiş, konuşmuştuk.
Vapurda çay simitle geziyi değerlendiriyorduk ki ve vapur müzisyenleri de karşımızdaydı.
Bizce harika bir gezi olmuştu. Artık evlerimize dönebilir ve bu yazıyı kaleme alabilirdik.